Showing posts with label Evliyalar ve Türbeleri. Show all posts
Showing posts with label Evliyalar ve Türbeleri. Show all posts

Saturday, July 25, 2026

Muhammed Baba Semâsî

Silsile-i Aliyye’nin on dördüncü altın halkası ulemanın önderi ve evliyanın serveri olan Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleridir. Kendisi zahirî görünüş olarak; orta boylu, güler yüzlü ve esmer tenliydi. 

Asrında zahir ve batın ilimlerinde benzeri bulunmayan ve bereketi dört bir yana yayılmış olan Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri gizli marifetleri ortaya çıkaran bir veliydi. Hicrî 8. yüzyılın en seçkin zatlarından olup, ariflerin kendisinin keremli eşiğine uğradığı, irşad ocağı etrafında döndüğü kâmil ve mükemmil bir mürşid idi.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Mevlânâ Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri Buhara’ya bağlı olan Râmiten kasabasının Semmâs Köyü’nde dünyaya geldi. Genç yaşta aklî ve naklî ilimlerin tahsilini bitirerek her fende derin bir âlim oldu. 

Mevlânâ Hâce Ali Râmitenî (Kuddise Sirruhû) hazretlerine intisap ettikten sonra ise nefs terbiyesine başladı. Feyiz ve kerametleriyle ihvan içerisinde mümtaz birisi oldu. Manevî menzilleri kat ederek sülûkte ulaşılması zor makamlara ulaştı. Şeyhi Hâce Azîzân Ali Râmitenî (Kuddise Sirruhû) hazretleri, vefatı yaklaştığında kendisini irşad makamına bıraktı ve bütün müridlerinin ona tabi olmalarını istedi. 

O da şeyhinden aldığı bu yüce görevi daha sonra halifesi Mevlânâ Hâce Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretlerine tevdi etti.[1]

Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) Hazretlerini Keşfetmesi ve Bazı Kerametleri

Nakşibendiyye büyüklerinin her biri yüksek kerametler ve keşifler sahibidir. Resulüllah’a (Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem) ittibayı ilke edinen bu büyüklerin kerametleri haddi zatında Kâinatın Efendisi (Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem) hakkında birer mucize mahiyetindedir.[2] Mevlânâ Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinden harikulâde haller zuhur ederdi.

Bir keresinde er meydanından geçerken güreşmekte olan Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretlerini gördü. Orada durdu ve güreşi seyretmeye koyuldu. Yanındakilerden birisi içinden, “Şeyh hazretleri böyle bir işi acaba neden seyreder ki?” diye geçirdi. 

Bu düşünce, Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerine Allah Teâlâ’nın izniyle zahir oldu. Bunun üzerine orada bulunanlara şöyle buyurdu: “Bu kimseler içerisinde öyle birisi var ki, insanlar ileride onun bereketinden ve sohbetinden çok istifade edecekler, yüksek derecelere nâil olacaklar.”

Bir süre sonra Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû), Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerini gördü. İlk bakışında cezbe ile dolan kalbi hemen ona meyletti. 

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin nur dolu bakışları adeta kalbine işledi. Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin peşinden gitti ve ondan inâbe aldı. 

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri ona: “Artık sen benim manevî evlâdımsın” buyurdu. Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretleri zahiren-batınen şeyhinin sohbetine devam etti ve her an zikir, fikir ve ibadetle meşgul oldu. Böylece onun en büyük halifesi oldu.[3]

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin köyünde bir üzüm bağı vardı. Ara sıra bu bağa gelerek ağaçları budardı. Yalnız, budama işlemini yaparken çok gecikirdi. Bu gecikmesinin hikmeti istiğrak haline girmesiydi. Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri, kendisinden öyle geçerdi ki elinden bıçağı düşer ve uzun süre orada kalırdı.[4]

Mevlânâ Bahâuddîn Şâh-ı Nakşibend (Kuddise Sirruhû) hazretleri Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinde bizzat müşahede ettiği kerametleri şu şekilde anlatır:

“Evlenme çağına geldiğimde dedem beni Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin huzuruna göndermişti. Yanına gitmeden bir önceki gece gönlümde bir tazarru ve niyaz fikri oluştu. Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin mescidine gittim. 

İki rekât namaz kıldım ve ‘Allahım! Bana belâlara sabretmeye kuvvet, rabbânî muhabbetinde meydana gelecek olan mihnetlere tahammül etmeye tâkat ihsan eyle’ diye dua ettim. Sabah olunca Hâce Muhammed Baba Semmasi (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin yanına gittiğimde bana şöyle buyurdu: ‘Ey 

Oğul! Duanı şöyle yapmalısın: Yâ Rabbi! Rızây-ı ilâhîn neyde ise beni ona muvaffak kıl! Eğer Cenâb-ı Mevlâ hikmeti gereği dostuna bir bela verirse yüksek yardımıyla, belaya karşı tahammül kuvvetini de ihsan eder. Yoksa kulun kendi seçimi olarak belâ istemesi küstahlık sayılır, bu doğru değildir.’ Bu olay ondan gördüğüm ilk kerametti.”

Mevlânâ Bahâuddîn Şâh-ı Nakşibend (Kuddise Sirruhû) hazretleri devamında şöyle anlatır: “Sonra Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleriyle beraber yemek yedik. Yemekten bir tane ekmek arttı. Bu ekmeği bana vererek yanıma almamı istedi. 

İçimden şöyle geçirdim: ‘Karnımızı doyurduk, henüz acıkmadan da eve varacağız. Acaba bu ekmek ne işimize yarayacak?’ Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri halimi keşfederek bana: ‘Faydasız düşüncelerden gönlü korumak lazımdır’ buyurdu.

Yola çıktıktan sonra bir eve geldik. Burası Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin sevenlerinden bir zatın eviydi. Bizi son derece güler yüzle karşılayan ev sahibinin bir sıkıntısı olduğu da belliydi. 

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri sıkıntısının ne olduğunu sorunca mahcup bir şekilde cevap verdi: ‘Bir kâse sütüm var, fakat size ikram edebileceğim ekmeğim yok! İşte buna üzülüyorum.’ Sonra Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri bana döndü ve: ‘İşte ne işe yarayacağını düşündüğün ekmek bunun içindir’ buyurdu.”[5]

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri’nin Büyüklüğüne Yönelik İfşaatları

Nefahâtü’l-Üns sahibinin naklettiğine göre, Mevlâna Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) Mevlânâ Muhammed Bahâuddîn Şâh-ı Nakşibend (Kuddise Sirruhû) hazretleri doğmadan önce ne zaman Kasr-ı Hinduvân’dan geçse, “Buradan bir kâmil er kokusu geliyor, yakında bu Kasr-ı Hinduvân Kasr-ı Ârifân olacaktır” derdi.

Bir gün Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin evinden çıkıp Kasr-ı Hinduvân’a doğru yöneldiğinde: “O koku fazlalaştı. O er doğmuşa benzer” buyurdu. Gerçekten de Şâh-ı Nakşibend (Kuddise Sirruhû) hazretleri doğalı üç gün olmuştu. Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin teşrif ettiğini duyan dedesi onu bereketlenmesi için tam bir niyazla huzuruna götürdü. Bahâuddîn Nakşibend (Kuddise Sirruhû) hazretlerini gören 

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) şöyle buyurdu: “Bu çocuk bizim evlâdımızdır, biz onu kabul ettik!” Bundan sonra yanındakilere dönerek: “İşte kokusu bize ulaşan er budur! Bu çocuk ileride insanların kendisine uyacağı bir kimse olacaktır” buyurdu. Sonra Hâce Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretlerine dönerek şöyle buyurdu: “Oğlum! Bahâuddîn’in terbiyesini ve şefkatini eksik etmeyesin. 

Şayet bu konuda kusur edersen sana hakkımı helâl etmem!” Bunun üzerine Hâce Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) hazretleri: “Efendim! Eğer vasiyetinizde bir kusur edersem merd (kâmil er) değilim” buyurdu.[6]

Halifeleri ve Vefâtı

Mevlânâ Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin başta Mevlânâ Hâce Seyyid Emîr Külâl (Kuddise Sirruhû) olmak üzere, Hâce Sûfî Sûhârî, Hâce Mahmud Semmâsî ve Danişmend Ali (Kuddise Sirruhû) isminde dört büyük halifesi vardı.

Hâce Muhammed Baba Semmâsî (Kuddise Sirruhû) hazretleri hicrî 755 (m. 1354) yılında ebedî hayata irtihal eylemiştir.[7] Allah (Celle Celâluhû) bizleri şefaatine nâil eylesin. Âmîn…

Dipnotlar

[1] el-Hânî, Abdülmecîd  b. Muhammed, el-Hadâiku’l-Verdiyye, Dâru Ârâs, Erbil 2002, s. 373.

[2] et-Taftâzânî, Mes’ûd b. Ömer, Şerhu’l-‘Akâid, s. 91; Ayrıca bkz. er-Râzî, Fahruddîn Muhammed b. Ömer, et-Tefsîru’l-Kebîr, Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-‘Arabî, Beyrut 1420, XXI/437; el-Kelâbâzî, Ebûbekir Muhammed, et-Ta’arruf li mezhebi Ehli’t-Tasavvuf, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, I/73.

[3] en-Nebhânî, Yusuf b. İsmail, Câmi’u Kerâmâti’l-Evliyâ, Merkez-i Ehl-i Sünnet Berekâti Rızâ, Porbandar 2001, I/256.

[4] Mevlânâ Safî, Ali b. Hüseyin, Reşahât Tercümesi, İstanbul, s. 63.

[5] Hocazâde Ahmed Hilmi, Hadîkatü’l-Evliyâ, İstanbul 1318, s. 39.

[6] Mevlânâ Câmî, Abdurrahman, Nefahâtü’l-Üns, trc. Lâmi’î Çelebi, İstanbul, s. 414.

[7] el-Kevserî, Muhammed Zâhid b. el-Hasen, İrğâmü’l-Merîd, el-Mektebetü’l-Ezheriyye, 1. Baskı, s. 44.

Seyyid Mansur Baba Türbesi Nerede

Seyyid Mansur Baba Hazretleri:

Seyyid Mansur Baba Hazretleri, Hz. Hüseyin (r.a ) ın soyundan gelmekte olup, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde (Otrar’da) türbesi bulunan büyük evliyalardan Seyyid Aslan Baba Hazretlerinin oğludur.

Seyyid Aslan Baba Hazretleri , Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin şeyhi, mürşidi ve ilk hocasıdır. Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri yedi yaşında Seyyid Aslan Baba Hazretlerinin talebesi olmuş, ondan feyz almış Manevi olarak yetişmiş ve yücelmiştir.

Seyyid Aslan Baba Hazretlerinin , ölümünden önce küçük yaştaki oğlu Seyyid Mansur Baba Hazretlerini, Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerine emanet eder, onu yetiştirmesini ister.

Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri , Piri ve Şeyhi Seyyid Aslan Baba Hazretlerinin kendisine emanet ettiği oğlu Seyyid Mansur Baba Hazretlerini yetiştirip kemale erdirdikten sonra, kendine, baş halife tayin ederek halkı aydınlatmak üzere on iki Türkmen aşiretiyle birlikte Anadolu’ya göndermiştir.

Seyyid Mansur Baba Hazretleri , ömrünün sonuna kadar Anadolu insanını irşad edip, İslam ahlakını öğretmek, manevi olarak yücelmelerini sağlamak, hafızlar, âlimler, dervişler yetiştirmek, Müslümanların Anadolu da zaferler kazanmasında manevi alt yapıyı oluşturmak için gayret ve himmet etmiştir.

Miladi 1198 yılında Harput’ta vefat etmiştir. Artukoğullarınca yapılan türbesi 1234 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından şehrin zaptı sırasında tahrip olmuştur.

1518 yılında var olan Seyyid Mansur Baba Hazretlerine ait mescit türbe ve zaviye sonradan çeşitli sebeplerle yıkılıp yeri arsa şeklinde kalmıştır.

Seyyid Mansur Baba Hazretlerinin yerinin keşfi şöyle olmuştur:

Bitişik evlerden birinde oturan Şahande Hanım rüyasında ak sakallı, nurani çehreli bir zatı görür. O zat “Üstüme pis su döküyorsunuz, ya dökmeyin ya da yerimi değiştirin,” diye ihtar eder, 

Üçüncü defasında kadının “Ben fakir bir kadınım bu işi nasıl yapabilirim?” demesi üzerine o nurani zat “Öyleyse git Beyzade Hz. lerine haber ver,” diyerek kaybolur.

Şahande hanım, sabah erkenden Beyzade Hz.lerinin konağına gider gördüğü rüyaları anlatır. Beyzade Hz. hemen müftüye ve evkaf dairesine haber gönderir. Müftü evkaf dairesinden bir heyetle ve diğer zevatla birlikte Şahande Hanımın gösterdiği yeri kazdırır. 

Büyük bir lahit, bir bayan ve ikide çocuk mezarı çıkar. Erkeğin mezarı açılınca asırlarca önce gömülmüş olan bu zatın sanki dün ölmüş gibi hiçbir tarafının çürümediği ve mezar taşında ise isminin BABA MANSUR olduğu görülmüştür.

Durum derhal bir telgrafla meşihata ( Şeyhül İslam ) bildirilmiş. Masrafı Cib-i Hümayundan verilmek suretiyle türbe ve yanına bir zaviye yapılması kararlaştırılmıştır.

Seneler sonra, bu da yıpranınca 1960 lı yıllarda Elazığ’lı Kültür Bakanı Nurettin ARDIÇOĞLU tarafından yeniden yaptırılan bu türbe, sekizgen planlı “ iç kısmı orijinal şeklini korumaktadır” Kubbeli-demir kapılı, kesme taştan yapılan türbenin üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır.

İki katlı binanın üst katında namaz kılınıp, zikir çekilmektedir. Türbe olan kısmında ise Seyyid Mansur Baba Hazretleri , hanımı ve iki çocuğu medfun bulunmaktadır.

Osmanlı kayıtlarına göre, Seyyid Mansur Baba Hazretlerinin Malatya’ya yerleşen evlatları Zaviye Mahallesi, Mansur sokakta Memlüklü döneminin başlarında yapıldığı tahmin edilen büyük bir Zaviye (tekke) açmışlar ve de Kübra Zaviyesi Vakfını kurmuşlardır. 

Yine Osmanlı kayıtlarında Kübra Zaviyesi Vakfı adına onlarca köy ve arazilerin bulunduğu bildirilmektedir.

1925 yılında Tekke ve Zaviyelerin yasaklanması kanunundan sonra Zaviye yıkılmış ve vakfın bütün mallarına el konulmuştur.

Halen Malatya’da Zaviye Mahallesi, Mansur Sokakta oturan 85 yaşındaki, torunu Seyyid M. Avni Avnullah Özmansur, küçük yaşlardan beri dedesinden, birçok büyük zatlardan feyz almış ve aynı yerde büyük bir tekke yaptırmış; Burada altı Tarik üzere zikirler ve sohbetler devam etmektedir. 

Ayrıca başta büyük oğlu “Seyyid Mustafa Özmansur” olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde vekilleri, talebeleri ve dergâhları mevcuttur. Seyyid M. Avni Avnullah Özmansur’un Fıkıh ve Tasavvuf üzerine yazdığı binlerce sayfa tutan kitapları Türkiye’nin her tarafına ücretsiz olarak dağıtılmıştır ve halen dağıtılmaktadır.

Friday, July 17, 2026

Akbaba Sultan

Rivayetlere göre Akbaba Sultan Baba, Özbekistan'ın Buhara şehrinden yola çıkarak yürüyerek İstanbul'a gelmiş ve burada Bektaşi Tekkesi'ne derviş olmuştur. 

Osmanlı Ordusu'nda Yeniçeri Babası olarak görev aldığı ve birçok savaşa katıldığı söylenmektedir. Türbesi, bugün İstanbul’un Beykoz ilçesinde, adını taşıyan Akbaba Köyü’nde bulunmaktadır.  

Rivayetlerde, Akbaba Sultan Baba’nın gerçek adının Ak Mehmed olduğu ve Buhara'dan İstanbul’a, Fatih Sultan Mehmet'in ordusuna katılmak amacıyla yola çıktığı belirtilir. İstanbul’un fethine manevi katkılarda bulunduğu ve Fatih Sultan Mehmet'in teveccühünü kazandığı anlatılır.  

İstanbul’un fethi sırasında, kuşatmanın uzamasıyla Fatih Sultan Mehmet’in endişelendiği, Akşemseddin ve Ak Mehmed’in birlikte manevi bir fetih müjdesi aldıkları da bu hikâyeler arasında yer alır. Fetihten sonra Fatih’ten izin alarak bugünkü 

Akbaba Köyü’ne yerleştiği, burada bir ibadethane yaptırdığı ve hayatının geri kalanını burada geçirerek vefat ettiği ifade edilir.

Sunday, June 28, 2026

Şeyh Nazım Kıbrısi Türbesi Nerede

 

Şeyh Nazım Kıbrısi'nin (el-Hakkani) kabri ve dergahı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Lefke ilçesinde bulunmaktadır. Sevenleri ve tarikat mensupları tarafından sıklıkla ziyaret edilen bu manevi merkez, kendisinin vefatına kadar yaşadığı ve eğitim verdiği yerdir

Lefke Dergâhı ve TürbesiKonum: 

Lefke, KKTC.Önemi: Şeyh Nazım Kıbrısi’nin yaşamının son dönemlerini geçirdiği ve Hakkani Medresesi'nin de içinde bulunduğu tarihi merkez.

Ziyaret: Yurt dışından ve Türkiye'den birçok insan, manevi eğitim almak ve kabrini ziyaret etmek için bu dergâhı düzenli olarak ziyaret etmektedir

Çoban Dede Türbesi Nerede

Çoban Dede Türbesi, Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Karslı Köyü'nde, baraj gölü kenarındaki yüksekçe bir tepeye inşa edilmiştir. Başlangıçta sadece bir mezar olarak bilinen bu alan, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından türbeye dönüştürülmüştür. 

Eski halinin neye benzediği tam olarak bilinmemekle birlikte, şu anki durumunun daha temiz ve bakımlı olduğu ifade edilmektedir. Türbe, halkın kullanımına sunulmuş ve ziyaretçilerin konforu için çeşitli olanaklar sağlanmıştır. Güzel manzarası nedeniyle özellikle tercih edilen bir mesire yeridir.

Ulaşımın kolay olması ve şehre yakınlığı nedeniyle türbe, haftanın her günü ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Ziyaretçi yoğunluğu, mübarek günler, perşembe, cuma ve pazar günlerinde artmaktadır. Bahar ve yaz aylarında ise ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşanmaktadır. 

Ziyaretçilerin çoğunluğunu Adana'da yaşayanlar oluşturmakta, ancak şehir dışından da gelenler olmaktadır. Türbede genellikle öğle saatlerinden sonra yoğunluk oluşmaktadır.

Türbenin iç kısmı üç bölüme ayrılmaktadır. Girişte, Çoban Dede'nin sandukasının yer aldığı alan bulunur; üzerinde Arapça duaların yazılı olduğu yeşil örtü ve bayrak yer almaktadır. Baş tarafında ise Çoban Dede'ye ait olduğu belirtilen bir sarık bulunmaktadır. 

Sağ tarafta, Kur'an-ı Kerim okumak isteyenler için cüzler ve dua kitapları, ayrıca bir rahle yer almaktadır. Ziyaretçilere Kur'an okuyan bir bayan da hizmet vermektedir. Sol tarafta ise, 

Deli Yücel lakaplı kişinin odası yer alır; burada dua okunur ve yardım faaliyetleri düzenlenir. Türbenin sanatsal ya da tarihi bir değeri bulunmamakta olup, 1981 yılında Ayşe Ökten tarafından yeniden inşa edilmiştir.

Abdullah Baba Türbesi Nerede

Hadim-ül Fukara Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Hazretleri, manevi adıyla Abdullah Baba (ks) Hazretlerinin türbesi Nevşehir il merkezinde bulunan Kaldırım Mezarlığında yer almaktadır.

Somuncu Baba Türbesi Nerede

 

Somuncu Baba Camii Ve Türbesi - Malatya

Darende İlçesi'nin Zaviye Mahallesi’nde bulunan Somuncu Baba Türbesi, Somuncu Baba Camii ve Balıklı Göl ile bir arada bulunur. Türbenin yapım tarihine ait bilgi bulunmamakla birlikte caminin minaresi 1686 tarihlidir. Caminin ortasında türbe bulunmakta ve onun içerisinde de Cumhuriyet devri ahşap işçiliği ile yapılmış bir sanduka yer almaktadır.

Türbeyi içinde muhafaza eden Şeyh Hamit-i Veli Zaviyesi’ne ait olan caminin yıkılması ile yerine bugünkü taş ve ahşap malzemeden inşa edilen cami yapılmıştır. Caminin güney yönünde, bugün kütüphane olarak kullanılan dikdörtgen bir oda vardır. Türbe içinde taş mimarili kabirler bulunmaktadır. Ayrıca caminin bodrum katında, Somuncu Baba Müzesi bulunmaktadır.

Somuncu Baba Kimdir?

Somuncu Baba, Şeyh Hamîdüddin Aksarâyî adıyla da bilinir. Asıl adının Abdullah olduğu anlaşılan Şeyh Hamîdüddin kaynakların pek çoğunda Kayserili diye gösterilir. Hamîdüddin Aksarâyî, Erdebil Tekkesi’nde seyrüsülûkünü tamamladıktan ve bir süre inzivâ hayatı yaşadıktan sonra şeyhinin emriyle Anadolu’ya dönüp Bursa’ya yerleşti. 

Bu dönemde onun eşeğiyle ormandan odun getirip bu odunlarla ekmek pişirdiği ve ekmekleri sırtına yüklenerek sokak sokak dolaşıp “somunlar, müminler!” diyerek halka dağıttığı rivayet edilir. Kendisine Etmekçi Koca veya Somuncu Baba lakabının verilmesi de bundan dolayıdır.

Somuncu Baba’nın en önemli halifesi ve kendisinden sonra fikirlerinin Anadolu coğrafyasına yayılmasını sağlayan şahsiyet Akşemseddin ve Bıçakçı Ömer Dede gibi iki farklı meşrebe ve karaktere sahip şahsiyeti yetiştiren, II. Murad devri Anadolu sûfîliğine damgasını vurmuş Hacı Bayrâm-ı Velî’dir. Hacı Bayrâm-ı Velî, Bursa’da iken tanıştığı 

Somuncu Baba’ya intisap ederek tasavvuf yoluna girmiş, onunla birlikte Adana’ya, Dımaşk’a (Şam), Mekke’ye ve nihayet Aksaray’a gitmiş, bir süre sonra şeyhinin izniyle yaklaşık 1403-1405 yıllarında Ankara’ya yerleşmiş, vefatında (Darende) yanında bulunmuştur

Hz.Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî Türbesi Nerede

Konya Karatay'da bulunan Mevlâna Türbesi (Mevlâna Müzesi), ünlü mutasavvıf Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin mezarına ev sahipliği yapan tarihi bir komplekstir. Mimar Bedreddin Tebrizî tarafından 1274 yılında inşa edilen yapı, "Kubbe-i Hadra" olarak da bilinen ikonik Yeşil Kubbesi ile ünlüdür

Ziyaret Bilgileri Konum: Aziziye Mahallesi, Karatay/Konya

Giriş Ücreti: Ücretsiz

Atmosfer: Türbe içerisinde Mevlâna'nın ve oğlu Sultan Veled'in sandukaları yer alır. Komplekste ayrıca semahane, derviş hücreleri, mutfak ve nadide el yazması eserlerin sergilendiği alanlar bulunur

Müze ve türbe hakkında detaylı bilgi almak veya ziyaretinizi planlamak için Konya Mevlana Müzesi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

İmam-ı Rabbani Türbesi Nerede

İmam-ı Rabbani Ahmed Faruki Serhendi'nin kabri, Hindistan'ın Pencap eyaletindeki Serhend (Sihrind) şehrinde yer almaktadır. Bu türbe kompleksi içerisinde İmam-ı Rabbani'nin yanı sıra oğulları Muhammed Seyfuddin ve Muhammed Masum'un da kabirleri bulunmaktadır.

Türbe külliyesi, ibadethane ve misafirhanelerin yanı sıra yardıma muhtaç kişilere ücretsiz yemek dağıtılan bir mutfağa (Langar) da ev sahipliği yapmaktadır. Günlük ortalama 200 ile 500 arasında ziyaretçi ağırlayan bu mekan, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin uğrak noktasıdır.

Abdülkâdir Geylânî Türbesi Nerede

Büyük İslam alimi ve mutasavvıf Abdülkâdir Geylânî'nin (1077-1166) türbesi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunmaktadır. Şeyh Abdülkâdir Geylânî Külliyesi içerisinde yer alan bu kutsal mekân, Kadiriye tarikatı kurucusunun manevi huzurunu arayan ziyaretçiler için önemli bir inanç turizmi merkezidir.

Ziyaret ve Tarihi BilgilerMekan: Abdülkâdir Geylânî Külliyesi ve Camii (Bağdat, Irak)Önemli Bilgi: 12. yüzyıla (Abbasiler dönemine) dayanan bu türbe, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gören manevi bir merkezdir.

Türkiye'deki Benzerleri: Türkiye'de de ismini yaşatan anıt mezarlar bulunmaktadır. Örneğin; Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde Abdülkâdir Geylânî'nin torunlarına ait olduğu bilinen ve 17. yüzyılda kurulmuş bir Abdülkadir Geylani Türbesi mevcuttur.

Nasıl Gidilir?Türkiye'den Bağdat'taki türbeyi ziyaret etmek isteyenler için özel tur organizasyonları düzenlenmektedir. İstanbul (Sabiha Gökçen Havalimanı) gibi merkezlerden direkt uçuşlarla Bağdat'a ulaşım sağlanabilmekte, 

Kerbela Turları gibi seyahat acenteleri üzerinden vize ve konaklama dahil turlar organize edilmektedir. 

Türkiye Kültür Portalı üzerinden Bolvadin'deki türbenin detaylı konum ve tarihsel verilerine göz atabilirsiniz.

Eğer Bağdat'a düzenlenecek turlar ve vize gereksinimleri hakkında daha fazla detay öğrenmek veya Afyon Bolvadin'deki türbenin yol tarifine ulaşmak isterseniz size yardımcı olabilirim. Hangi lokasyon hakkında detay almak istersiniz?

Sunday, May 24, 2026

Türkiyede Yaşamış Evliya Listesi - Anadolu Evliyaları


İl İl İslam Alimleri ve Evliyaları

Adana:

Abdülgafûr Dede (Seyyid)

Abdürrezzâk Dede

Arpacı Dede

Cabbâr Dede (Misis)



Adıyaman:

Abdülhakim Hüseynî (Kahta)


Afyon:

Abapûş-i Velî

Abdurrahman Sultan (Başmakçı)

Ahmed Dede (Başmakçı)

Çelebi Ârif Küçük

Destine Hâtun

Fürûrî Mehmed Dede

Hacım Sultan (Sandıklı)

Karahisârî Abdürrahîm Efendi

Sultan Dîvânî

Şâhidî İbrâhim Dede


Ağrı:

Abdürrahîm Arvâsî (Doğubâyezîd)

Ahmed Hânî (Doğubâyezîd)

Hânî Baba (Doğubâyezîd)

İbrâhim Arvâsî (Doğubâyezîd)

Mehmed Emîn Efendi (Doğubâyezîd)

Seyyid Abdülazîz (Doğubâyezîd)


Aksaray:

Hamîd-i Aksarâyî

Pîr Ali Aksarâyî

Somuncu Baba

Yûsuf Hakîkî Baba


Amasya:

Abdürrahîm-i Merzifonî (Merzifon)

Ali Hâfız

Amasyalı Seydi Halîfe

Bahşî Halîfe

Gani Baba (Suluova)

Garib Hâfız (Gümüşhacıköy)

Habîb Ömer Karamânî

Halkalı Evliyâ

İğneci Baba

İsmâil Sirâceddîn Şirvânî

Kılıç Dede (Merzifon)

Kırklar Dede (Merzifon)

Kurtboğan Evliyâsı

Mustafa Âkif Efendi

Pîr Cemâleddîn Abdurrahmân-ı Sânî

Pîr İlyas

Pîrî Baba (Merzifon)

Sadreddîn Muhammed Horasânî

Sarı Ahmedzâde el-Hac Mehmed Efendi

Şeyh Sâdî

Topçu Dede (Merzifon)



Ankara:

Abdülhakîm Arvâsî (Bağlum)

Ahmed Mekkî Efendi (Bağlum)

Ali Rızâ Acara

Ali Semerkandî (Çamlıdere)

Hacı Bayrâm-ı Velî

Zeynelâbidîn

Zivingî


Antalya:

Ahmed bin Osman Şernûbî


Aydın:

Ahî Bayram

Alihan Baba

Ali Gâlib Vasfi Efendi (Nâzilli)

Baltalı Dede

Dedebağ Dede (Karacasu)

İmâm Baba

Karacaahmed Sultan

Muhammed Zühdi (Nâzilli)

Süleymân Rüşdî Efendi

Şeyh Kemâl Efendi (Karacasu)

Şihâbüddîn Ahmed Sivâsî (Ayasulug)

Yâren Dede (Sultanhisar)


Balıkesir:

Hasan Baba

Pîr Ali Efendi

Veli Şemseddîn


Bilecik:

Dursun Fakîh

Ebdâl Kumral

Edebâlî

Şeyh Muhlis Baba


Bingöl:

Yûsuf Harpûtî (Kiğı)


Bitlis:

Abdurrahmân Tâgî (Güroymak-Nurşin)

Ammâr-ı Yâser

Fethullah-ı Verkânisî

Sıbgatullah Arvâsî (Gayda-Hizan)

Ziyâeddîn Nurşînî (Güroymak-Nurşin)

Said Nursi (Bediüzzeman)

Bolu:

Akşemseddîn (Göynük)

Geredeli Abdullah Efendi (Gerede)

Sâfî Âmidî Bolevî


Bursa:

Abdurrahmân bin Yûsuf Rûmî

Abdülganî Efendi

Abdülkerîm Kâdirî (Kirmasti-Kemalpaşa)

Abdüllatîf Kudsî

Abdürrahîm Tırsî (İznik)

Açıkbaş Mahmûd Efendi

Akbıyık Sultan

Alâeddîn Ali Esved Karahisârî (İznik)

Alâeddîn Ali Fenârî

Bahri Dede

Çandarlı Kara Halîl Hayreddîn Paşa (İznik)

Dâvûd-i Halvetî (Mudurnu)

Dâvûd-i Kayserî (İznik)

Dede Halîfe (İznik)

Ebdâl Murâd

Emîr Sultan

Eskici Mehmed Dede

Eşrefoğlu Rûmî (İznik)

Geyikli Baba

Hasan Can

Hocazâde

İsmâil Hakkı Bursevî

Kutbüddîn İznikî (İznik)

Lâmiî Çelebi

Lütfullah Efendi (El-Evvel)

Miskâlî Efendi (Mudanya)

Molla Arab

Molla Ayas

Molla Fenârî

Molla Hayâlî

Molla Hüsrev

Molla Yegân

Muslihuddîn Tavîl

Pîr Emîr Sultan

Rüstem Halîfe Bursevî

Süleymân Çelebi

Şeyh Ahmed Efendi

Tâcüddîn İbrâhim Karamânî

Tezveren Dede

Tokatlı Hayreddîn Efendi

Üç Kuzular

Üftâde

Üftâdezâde Kutup İbrâhim Efendi

Vânî Mehmed Efendi (Kestel)

Veli Şemseddîn


Çanakkale:

Ahmed Bîcân (Gelibolu)

Ahmed Câhidî Efendi (Gelibolu)

Yazıcızâde Muhammed Efendi (Gelibolu)


Çankırı:

Murâd-ı Velî (Eldivan)


Çorum:

Adülbâkî Efendi (İskilip)

Abdülcebbâr Dede

Ahmed Feyzi Efendi

Çerkez Şeyhi

Elvan Çelebi (Mecidözü)

Muhyiddîn-i İskilibî (İskilip)

Yûsuf Bahri Efendi


Denizli:

Abdil Dede (Acıpayam)

Ahî Sinan

Ahmed Hulûsî Efendi

Ahmed İzzet Efendi (Çal-Süller)

Arab Dede (Sarayköy)

Avdan Baba (Tavas)

Bedirhan Bey (Acıpayam)

Deynekli Baba (Babadağ)

Hacı Osman Nuri Kepenek

Hacı Şam Dede

Hasan Feyzi Efendi

Hüseyin Hulûsî Efendi (Üzüm Dedesi)

Karacaahmed Sultan (Sarayköy)

Koyun Baba (Kale)

Mecnun Dede (Babadağ)

Sarı Gazak Baba

Sultan Sarı Baba (Sarayköy)

Şa'bân Dede

Şeyh Elvan (Çal)

Şeyh Mehmed Şirvânî

Uzunca Hayreddîn (Sarayköy)


Diyarbakır:

Ahmed Kârazî Diyârıbekrî

Ahmed Mürşidî Efendi

Sâdık Ali Efendi

Şeyh Yûsuf Hemedânî


Edirne:

Abdülkerîm Efendi

Abdüllatîf Efendi (Pamuk Kâdı)

Ali bin Emrullah

Aşçı Yahyâ Baba

Âşık Efendi

Behâeddîn bin Lütfullah

Cerrahzâde

Dizdarzâde Ahmed Efendi

Evliyâ Kâsım Paşa

Fahreddîn-i Acemî

Hasan Sezâî

Hıdır Baba

Huysuz (Hırçın) Baba

Kabûlî Mustafa Efendi

Kıyak Baba

Koyun Baba

Külhânî Ali Baba

Nûreddîn Baba

Ömer Baba

Ramazan Halîfe

Receb Enîs Dede

Süleyman Zâtî Efendi (Keşan)

Şekmeti Mehmet Efendi

Şücâeddîn-i Karamânî

Tütünsüz Baba

Veli Dede


Elazığ:

Ali Septî (Palu)

Ankuzu Baba (Harput)

Arab Baba (Harput)

Beşik Başa (Harput)

Beyzâde Efendi (Harput)

Beyzâde Hacı Mehmed Nûrî Efendi (Harput)

Fâtih Ahmed Baba (Harput)

Hacı Ali Efendi (Harput)

Hacı Muharrem Hilmi

Hacı Tevfik Rıfkı Efendi (Harput)

İmâm Efendi (Harput)

Mahmûd Sâminî (Harput)

Murâd Baba (Harput)

Ömer Hüdâî Baba

Ömer Nâimî Efendi (Harput)

Seyyid Ahmed Çapakçûrî (Harput)


Erzincan:

Hacı Muhammed Sâmi Efendi

Pîr Ahmed Erzincânî

Pîr Fethullah

Pîr Muhammed Erzincânî

Sâlih Baba

Terzi Baba

Tesbîh Baba


Erzurum:

Abbas Mehdî

Abdurrahmân Gâzi

Abdürrezzâk Ali Efendi

Alvarlı Muhammed Lütfi (Alvar)

Câfer Efendi

Habîb Baba

Osman Efendi

Taşkesenli Ahmed Efendi


Eskişehir:

Ebû Muhammed BayramEfendi

Yûnus Emre (Mihalıççık)


Gâziantep:

Aydî Baba

Baytazzâde Hacı Abdullah (Kilis)

Derviş Hacı

Fethullah Efendi

Gözükızıl Mehmed Baba

Kâsım Aynî

Mehmed Hasib Dürri

Memik Dede

Muhammed Sâmi (Sam)

Şâh Velî Ayıntâbî

Şeyh Saçaklı

Şuaybzâde Ali Âkif Efendi


Giresun:

Seyyid Mahmûd Çağırgan (Alucra)


Hakkari:

Abdullah-ı Şemdînî (Şemdinli-Nehri)

Ebü'l-Berekât Emevî Hakkârî

Seyyid Sâlih (Şemdinli-Nehri)

Tâhâ-i Hakkârî (Şemdinli)


Hatay:

Abdullah bin Hubeyk (Antakya)

Ahmed bin Âsım Antâkî (Antakya)

Ahmed Kuseyrî (Şenköy)

Yûsuf bin Esbât


Isparta:

Berdeî Sultan (Eğridir)

Beşîr-i Ebşîr (Senirkent)

Burhâneddîn bin Muhammed Eğridirî (Eğridir)

Gökveli Sultan

Hıdırlık Dede

Kesikbaş Dede

Kocabıyık Erendede

Muhammed Çelebi Sultan (Eğridir)

Osman Efendi

Pîrî Halîfe Hamîdî

Pîrî Halîfe Sultan (Eğridir)

Zekeriyyâ Sultan (Senirkent)


İçel:

Muhammed Nûreddîn Efendi (Tarsus)

Seyyid Alâeddîn Ali Semerkandî (Zeyne)


İstanbul:

Abdullah Efendi (Himmetzâde) (Üsküdar)

Abdullah Hasîb Yardımcı (Fâtih-Edirnekapı)

Abdullah Kaşgarî (Eyüb)

Abdurrahmân-ı Harpûtî (Üsküdar-Karacaahmed)

Abdurrahmân Nesîb Efendi (Bakırköy)

Abdurrahmân Sâmi Niyâzî (Fâtih-Edirnekapı)

Abdülazîz Bekkine (Fâtih-Edirnekapı)

Abdülehad Nûri (Eyüb-Nişanca)

Abdülfettâh-ı Bağdâdî Akrî (Üsküdar-Nuhkuyusu)

Abdülhay Celvetî (Üsküdar)

Abdülhay Efendi (Öztoprak) (Beşiktaş)

Ahıskalı Abdullah Efendi (Üsküdar-Karacaahmed)

Ahıskalı Ali Haydar Efendi (Fâtih-Edirnekapı)

Ahmed Amiş Efendi (Fâtih)

Ahmed İbni Kemâl (Fâtih-Edirnekapı)

Ahmed Raûfî (Üsküdar)

Ahmed Şîrânî

Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî (Eminönü-Süleymâniye)

Ahmed Ziyâüddîn Efendi (Eminönü-Süleymâniye)

Alâeddîn Arabî Efendi (Eyüb)

Ali Behçet Efendi (Üsküdar)

Ankaravî İsmâil Rusûhî (Galata-Beyoğlu)

Atâullah (Ahmed Atâî) Efendi (Eminönü-Vefâ)

Atâ Efendi (Üsküdar)

Aynî Dede

Azîz Mahmûd Hüdâyî (Üsküdar)

Baba Haydar Semerkandî (Eyüb)

Baba Yûsuf Sivrihisârî (Eyüb)

Babazâde (Eyüb)

Bâlî Efendi (Sekrân) (Fâtih-Altuncu Zâviyesi)

Beşir Ağa (Denize atıldı)

Beşir Ağa (Eyüb)

Câmi Ahmed Dede

Cârullah Veliyyüddîn Efendi (Fâtih)

Cebe Ali (Fâtih-Cibâli)

Celâlzâde Mustafa Çelebi (Eyüb-Nişanca)

Celâlzâde Sâlih Çelebi (Eyüb-Nişanca)

Cemâleddîn Aksarâyî (Fâtih-Aksaray)

Cemâl Halîfe (Fâtih-Çapa)

Cemâleddîn Mahmûd Hulvî (Fâtih-Şehremini)

Cemâleddîn Uşşâkî (Fâtih-Eğrikapı)

Cihangirli Hasan Efendi (Beyoğlu-Cihangir)

Deryâ Ali Baba (Zeytinburnu-Kazlıçeşme)

Ebû Saîd bin Sun'ullah (Eminönü-Vefâ)

Ebü'l-Vefâ (Eminönü-Vefâ)

Ebüssü'ûd Efendi (Eyüb)

Edhem Baba (Fâtih-Karagümrük)

Emîr Ahmed-i Buhârî (Fâtih)

Es'ad Efendi (Sahhaflar Şeyhizâde) (Eminönü-Ayasofya)

Esrâr Dede (Beyoğlu-Galata)

Evranos Dede (Fâtih-Karagümrük)

Feyzullah Efendi (Fâtih-Halıcılar)

Gavsî Ahmed Dede (Beyoğlu-Galata)

Hakîm Çelebi (Eminönü-Vefâ)

Harputlu İshâk Efendi (Fâtih)

Hasan Adlî Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Hasan Hilmi Efendi (Eminönü-Süleymâniye)

Hasan Hüsâmeddîn Uşâkî (Beyoğlu-Kasımpaşa)

Hasırîzâde (Eyüb-Sütlüce)

Hâşimî Emîr Osman (Beyoğlu-Kasımpaşa)

Hattat Hâfız Osman Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Hızır Çelebi (Eminönü-Vefâ)

Himmet Efendi (Üsküdar)

Hoca Sa'deddîn Efendi (Eyüb)

Hüsâmeddîn Nakşi (Eyüb)

Hüseyin Dede (Beyoğlu-Galata)

İbrâhim Efendi (Eyüb)

İbrâhim Hayrânî (Üsküdar-Selimiye)

İdrîs-i Muhtefî (Şişli-Okmeydanı)

Îsâ Dede (Beyoğlu-Galata)

Îsâ Geylânî (Eyüb)

Kâsım Çelebi (Baba-Nakkaş)

Kavukçu Ali Dede (Beyoğlu-Galata)

Kevserî

Küçük Emîr Efendi (Şimşir Baba) (Eyüb)

Mahmûd Çelebi (Fâtih-Edirnekapı)

Mahrûk Efendi (Eminönü-Vefâ)

Mehmed Emin Tokâdî (Fâtih-Zeyrek)

Mehmed Zâhid Kotku (Eminönü-Süleymâniye)

Merkez Efendi (Zeytinburnu-Topkapı)

Molla Gürânî (Fâtih-Fındıkzâde)

Muhammed Efendi

Muhammed Fethi Ali Efendi (Eyüb)

Muhammed Kâmil Efendi (Eminönü-Küçük Ayasofya)

Muhammed Kumul Efendi (Beyoğlu-Fındıklı)

Muhammed Murâd Efendi (Fâtih-Çarşamba)

Muhammed Nûreddîn Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Muhammed Tevfik Bosnevî (Üsküdar-İnâdiye)

Muhammed Ziyâd (Eminönü-Etyemez)

Murâd-ı Münzâvî (Eyüb-Nişanca)

Murtazâ Efendi (Eyüb)

Mustafa Efendi

Mustafa Fevzi Efendi (Eminönü-Süleymâniye)

Mustafa Hâkî Efendi (Fâtih)

Mustafa İzzî Efendi (Eyüb-Sütlüce)

Mustafa Mânevî Efendi (Üsküdar-Doğancılar)

Müeyyedzâde Abdurrahîm Çelebi (Eyüb)

Müstekimzâde Süleyman Sa'deddîn (Fâtih-Zeyrek)

Nâbî (Üsküdar-Karacaahmed)

Nalıncı Mîmî Dede (Fâtih-

Nasûhî Üsküdârî (Üsküdar-Doğancılar)

Neccârzâde (Beşiktaş)

Neccârzâde Muhammed Sıddık (Beşiktaş)

Necîb Efendi (Fâtih)

Nûreddîn Cerrâhî (Fâtih-Karagümrük)

Nûreddîn Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Nûreddînzâde Muslihuddîn (Fâtih-Edirnekapı)

Nûri Efendi (Beşiktaş)

Nûri Efendi (Üsküdâr)

Nûrullah Efendi (Fâtih-Çarşamba)

Oflu Muhammed Emin Efendi (Fâtih)

Ömer Ziyâeddîn Dağıstânî (Eminönü-Süleymâniye)

Ramazan Mahfî Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Rûşen Efendi (Üsküdar)

Saçlı İbrâhim Efendi (Fâtih-Fındıkzâde)

Sa'düddîn İsmâil Efendi (Fâtih-Şehremini)

Safranbolulu İsmâil Necâti (Eminönü-Süleymâniye)

Sâlih Efendi (Fâtih)

Sandıklı Şeyhi Hasan Hamdi Efendi (Fâtih)

Sarı Abdullah Efendi (Zeytinburnu-Topkapı)

Sarı Nasûh (Fâtih)

Selâhaddîn Uşâkî (Fâtih-Tâhir Ağa)

Selâmi Ali Efendi (Üsküdar)

Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (Eyüb-Nişanca)

Seyyid Ahmed Şevki Nakşibendî (Fâtih-Zeyrek)

Seyyid Muslihuddîn Efendi (Zeytinburnu-Topkapı)

Seyyid Nizâm Efendi (Fâtih-Silivrikapı)

Seyyid Seyfullah Kâsım Efendi (Fâtih-Silivrikapı)

Seyyid Velâyet (Fâtih)

Seyyid Yahyâ Efendi (Üsküdar-Karacaahmed)

Sinan Erdebîlî (Üsküdar-Koşuyolu)

Sinânüddîn Yûsuf Amâsî (Fâtih)

Sivâsî Abdülmecîd Efendi (Eyüb-Nişanca)

Süleymân Halvetî (Fâtih-Fındıkzâde)

Süleymân Hilmi Tunahan (Üsküdar-Karacaahmed)

Süleymân Sıdkı Efendi (Eyüb-Sütlüce)

Sünbül Sinân Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Şâh Muhammed Çelebi (Fâtih)

Şerifzâde Mehmed Efendi (Eyüb)

Şeyh Abdülhalim Efendi (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Şeyh Ali Behçet Efendi (Zeytinburnu-Topkapı)

Şeyh Gâlib Dede (Beyoğlu-Galata)

Şeyh İsmâil Rûmî (Beyoğlu-Tophane)

Şeyh Mehmed Rûhî Dede (Beyoğlu-Galata)

Ünsî Hasan Efendi (Eminönü)

Vânî Ahmed Efendi (Fâtih-Silivrikapı)

Vefâ Konevî (Eminönü-Vefâ)

Vişnezâde

Yahyâ Efendi (Beşiktaş)

Ya'kûb Germiyânî (Fâtih-Kocamustafapaşa)

Yanyalı Mustafa İsmet (Fâtih-Çarşamba)

Yûsuf Sinâneddîn-i Sîneçak (Eyüb-Sütlüce)

Zâkirzâde Abdullah Efendi (Üsküdar)

Zarîfî Hasan Efendi (Sarıyer-Rumelihisarı)

Zenbilli Ali Efendi (Fâtih-Zeyrek)

Ziyâeddîn Gümüşhânevî (Eminönü-Süleymâniye)


İzmir:

Ahmed Eğribozî

Bekr Sıdkı Visâlî

Bergamalı Hacı İbrâhim Efendi (Bergama)

Birgivî (Birgi)

Es'ad Efendi (Menemen)

Es'ad İleri Hoca

İzmirli Osman Nûri Efendi


Kahraman Maraş:

Çomak Dede

Dârendeli Muhammed Hilmi Efendi

Derdimend Dede

Kanadıkırıkzâde Ali Efendi

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi


Karaman:

Alâeddîn Halvetî (Lârende)

Şeyh Alâeddîn Rûşenî

Yûnus Emre


Kars:

Muhammed Karsî


Kastamonu:

Abdurrahmân Efendi (Zileli)

Abdülfettâh Velî

Ahî Şorba

Ahmed Siyâhî

Âşıklı Sultan

Bayraklı Sultan

Benli Sultan

Deveci Sultan

Ebdal Hasan (Taşköprü)

Hacı Dede

Hacı Ramazan

Hayreddîn Halil bin Kâsım

Îsâ Dede

Karabaş Sultan

Ömer Füâdî

Seyyid Ahmed Hicâbî

Seyyid Ahmed Sünnetî

Şa'bân-ı Velî


Kayseri:

Behâeddînzâde (Muhyiddîn Muhammed)

Bostancı Baba (İncesu)

Burhâneddîn Muhakkık Tirmizî

Göncüzâde Kâsım Efendi

Hacı Torun Efendi

Hâfız Osman Efendi

Harputlu Hacı Ömer Efendi

Helvacı Dede

İbrâhim Tennûrî

Kılıçlı Ali Efendi (Develi-Şıhlı)

Necmeddîn İmâd

Sâdık Efendi

Tâcüddîn İbrâhim Halvetî

Veliyyüddîn Oğlu Hacı Bulam

Zeynelâbidîn Kayserânî


Kırklareli:

Mehmed Eşref Efendi (Lüleburgaz)

Şühûdî Efendi (Babaeski)


Kırşehir:

Ahî Evran

Âşık Paşa

Hacı Bektâş-ı Velî (Hacıbektaş)

Mîrim Halvetî


Kocaeli:

Ahmed Hilmi Efendi (İzmit)

Sultan Baba(Gölcük)


Konya:

Abdullah-ı Bosnevî

Ahmed Eflâkî

Ali Gav Sultan

Ateşbâz Velî

Baba Nîmetullah Nahcuvânî (Akşehir)

Behâeddîn Veled

Bergamalı Hacı İbrâhim Efendi (Seydişehir)

Bosnalı Abdullah Efendi

Bostan Çelebi

Celâleddîn-i Rûmî

Cemel Ali Dede

Çelebi Bustan

Çelebi Cemâleddîn

Çelebi Ferruh

Çelebi Hüsâmeddîn

Çelebi Hüsrev

Dede Molla (Çumra)

Dediği Sultan (Ilgın)

Evhadüddîn Kirmânî

Fahri Efendi

Hacı Abdullah Efendi (Seydişehir)

Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi

Hâdimî (Hadim)

Hârûn-i Velî (Seydişehir)

Kâsım Halîfe

Ladikli Hacı Ahmed (Ladik)

Mahmûd Hayrânî (Akşehir)

Mahmûd ve İynel Sultanlar

Mehmed Behâeddîn Nakşibendî

Muhammed Kudsî Bozkırî (Seydişehir-Çavuşköyü)

Pîr Esad Sultan

Pirebi Sultan

Sadır Sultan

Sadreddîn Konevî

Sarı Ya'kûb

Selâhaddîn Zerkûb

Seyyid Hârûn Velî (Seydişehir)

Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled

Sultan Veled

Şems-i Tebrîzî

Şeyh Ulemâ

Ulu Ârif Çelebi


Kütahya:

Ahmed Dede

Kalburcu Şeyhi

Muhyiddîn Muhammed

Sâkıb Dede

Şeyhî


Malatya:

Abdullah Fahri Baba (Baran)

Abdurrahman Efendi (Dârende)

Arabgirli Ömer Baba

Boranlı Mustafa Baba (Boran)

Fethullah Mûsulî (Dârende)

Hacı Ahmed Efendi (Battal Gâzi)

Hamîd-i Aksarâyî (Dârende)

Keşşâf Hoca

Somuncu Baba (Dârende

Tâcüddîn Velî (Dârende)


Manisa:

Ahmed Şemseddîn Marmaravî

Balzat Hacı Baba Velî (Demirci)

Mecdüddîn Îsâ

Sefer Efendi (Demirci)

Şeyh Sinân (Alaşehir)

Taşkesenli İbrahim Efendi (Demirci)

Terzizâde Ahmed Efendi


Mardin:

Mûsâ bin Mâhîn Mardînî

Şehmuz Sultan

Yûnus bin Yûsuf eş-Şeybânî


Muğla:

Şâhidî İbrâhim Dede


Muş:

Müştak Baba


Nevşehir:

Demir Hoca

Hasan Dede


Niğde:

Abdullah Efendi

Ahmed Kuddûsî (Bor)

Hacı Mahmûd Efendi

Kemâl Ümmî

Mîsâlî Baba (Gül Baba)


Rize:

Hasan Dede (Ardeşen)


Samsun:

Îsâ Baba

Kılıç Dede

Seyyid Ahmed-i Kebîr-i er-Rufâî (Ladik)

Şeyh Kutbeddîn


Siirt:

Fakîrullah (Tillo)

Gavs-ül-Memdûh

İbrâhim Hakkı Erzurûmî (Tillo)

Molla Halil Si'ridî

Molla Osman Efendi (Tillo)

Muhammed Hazîn (Dereyamaç)

Mûsâ Hâlidî

Şeyh-ün-Neccâr

Şeyh Hüseyin Basretî (Eruh)

Şeyh Muhammed Aynî (Eruh)

Şeyh Mûsâ

Şeyh Sabri

Şeyh Süleymân

Şeyh Türkî

Şeyh Abdurrahmân eş-Şâvirî (Şâvir)

Veysel Karânî (Baykan, mekânı)

Zemzem-il Hâssa


Sinop:

Mahmûd Kefevî

Pîr Tevekkül

Seyyid Bilâl


Sivas:

Kara Şems

Abdülvehhâb Gâzi

Şeyh Merzübân-ı Velî (Zara)


Şanlıurfa:

Hayât bin Kays el-Harrânî (Harran)

Sumâdî (Havran)

Şeyh Mesut Horasânî


Şırnak:

Ahmed Cüzeyrî (Cizre)

Meymûn bin Mihrân (Cizre)

Muhammed Kadri Hazin (Cizre)

Muhammed Saîd (Cizre)

Sâlih Sıbkî (Basret)

Şeyh Hâlid Cezerî (Basret)

Şeyh Hâlid Zibârî (Basret)

Şeyh Muhammed Bıserî

Şeyh Seydâ (Cizre)


Tekirdağ:

Ahmed Sârbân (Hayrabolu)

Behiştî (Çorlu)

Pîr Ali Efendi (Malkara)


Tokat:

Abdülmecîd Şirvânî

Acebşir Efendi

Ali Osman Efendi (Erbaa)

Behrullah Efendi (Erbaa)

Behzât-ı Velî

Edhem Çelebi (Zile)

Muharrem Efendi (Zile)

Mûsâ Fakîh

Mustafa Kuddûsî

Said Şemîd (Erbaa)

Seyyid Ömer Efendi

Sümbül Baba

Şeyh Mahmûd (Pazar)

Şeyh Şihâbüddîn Sühreverdî (Turhal)

Tokatlı İshak Zencânî

Turhal Şeyhi Mustafa Efendi (Turhal)


Trabzon:

Hacı Dursun Efendi (Çolak)


Uşak:

Alâeddîn Uşâkî


Van:

Abdurrahmân Arvâsî (Hoşap)

Abdurrahmân Baba

Abdülmecîd Efendi

Fehîm-i Arvâsî (Arvas)

Halîfe Mustafa Efendi

Muhammed Kutub Efendi (Arvas)

Muhammed Ma'sûm (Arvas)

Muhammed Reşîd (Gevaş)

Muhammed Sıddık Arvâsî (Gürpınar)

Resûl Zeki Efendi (Arvas)

Seyyid Abdülhakîm

Sofu Baba

Şeyh Mehmed Emîn


Yozgat:

Emîr-i Çin Şeyh Osman Efendi (Osmanpaşa)

Zâhid Yozgadî Şeyh Hacı Ahmed Efendi