Cumartesi, Temmuz 18, 2026

Yahudilerin Son Kehaneti Kızıl Düve (Parah Aduma)

Kızıl inek ne anlam ifade ediyor?

Radikal Yahudilerin inancına göre “kızıl ineğin” ortaya çıkışı Mescid-i Aksa’nın yıkılarak yerine 3.Tapınağın inşa edileceğine işaret ediyor. İnanışa göre Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgenin temizlenebilmesi için kızıl bir düvenin kurban edilmesi gerekiyor. 

Belli başlı özelliklere sahip olması gereken düvenin bulunması 1987’de kurulan Tapınak Enstitüsü’nün en önemli amacı.

Tapınak Enstitüsü örgütü Üçüncü Tapınağın inşa edilebilmesi için Mescid-i Aksa’nın yıkılması ve belli ritüeller uygulanarak bölgenin temizlenmesi gerektiğine inanıyor. 

Bu ritüel için de kızıl ineğin bulunması gerekiyor. Kızıl ineklerin Üçüncü Tapınak’ı inşa etmek için yapılması gereken ayinlerin başlaması için Zeytin Dağı’nda törenle kurban edilerek etlerinin yakılacağı ve kanlarıyla bölgenin “arınacağı” öne sürülüyor.

Yahudilerin tamamı kızıl düve efsanesine inanıyor mu?   

Yahudilerin tamamı kızıl düve efsanesine inanmıyor. Yahudi inancı ve uygulamaları oldukça çeşitlidir ve farklı Yahudi grupları arasında bu konuda farklı görüşler bulunuyor.   

Kızıl düvenin ritüel olarak kullanılması ve Üçüncü Tapınak'ın inşasıyla ilişkilendirilmesi, belirli dini ve siyasi gruplar arasında yaygın olsa da, bu inanç tüm Yahudi topluluğu içinde genel bir kabul görmüyor. 

Bazı Yahudi mezhepleri ve toplulukları, bu tür efsanelere ve ritüellere karşı daha eleştirel bir tutum sergilerken, bazıları ise bu tip uç görüşlere daha fazla değer veriyor.   

Özellikle dini olarak muhafazakâr veya aşırılık yanlısı olan gruplar, kızıl düve efsanesine daha fazla önem veriyor ve Üçüncü Tapınak'ın inşası için bu ritüeli gerçekleştirmeyi hedefliyor. 

Ancak, daha liberal veya reformcu Yahudi grupları, bu tür inançları daha az vurguluyor ve dini uygulamalarını daha farklı şekillerde yorumluyor.   

Dolayısıyla, Yahudilik içindeki tüm toplulukların kızıl düve efsanesine inandığını söylemek yanlış olur. Yahudi topluluğu içinde bu konuda farklı görüşler ve inançlar bulunuyor.   

Tapınak Enstitüsü’nün çalışmaları gizli tutuluyor     

İsrail'deki aşırılık yanlısı Tapınak Enstitüsü, Yahudi geleneklerine dayanan çeşitli ritüeller gerçekleşiyor ve kızıl düve kurban etme ritüeli sadece bir örnek. 

Bu grup, Üçüncü Tapınak'ın inşası ve Yahudi kutsal alanlarının yeniden inşası amacıyla çeşitli dini ve siyasi faaliyetlerde bulunuyor.   

Örneğin, Tapınak Enstitüsü, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alanın Yahudilere açılması ve Üçüncü Tapınak'ın inşası için çeşitli etkinlikler düzenleyebiliyor. 

Bunlar arasında bölgedeki Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi veya Yahudilere yönelik özel ibadet alanlarının oluşturulması gibi faaliyetler bulunuyor.  

Ayrıca, Tapınak Enstitüsü'nün Üçüncü Tapınak için kullanılacak kutsal eşyaların hazırlanması ve özel din adamlarının yetiştirilmesi gibi çalışmaları da olabiliyor.    

Tapınak Enstitüsü'nün diğer ritüelleri ve faaliyetleri hakkında net bir bilgi bulmak çok mümkün değil, zira bu gruplar genellikle gizli çalışıyor ve faaliyetlerini kamuya açıklamıyor.    

Nedir bu Tapınak Enstitüsü?   

Tapınak Enstitüsü (İbranice: מכון המקדש, "Mikdash Enstitüsü"), İsrail'de aşırılık yanlısı ve dini bir grup olarak biliniyorlar. Grup, Üçüncü Tapınak'ın inşası ve Yahudi dininin kutsal mekanlarının yeniden kurulması için çaba sarf ediyor. 

Siyonist hareketin bir parçası olarak kabul edilen enstitü, Yahudi Tapınağı'nın yerine inşa edilmesini savunur ve bunun için çalışır. Söz konusu tapınak, Eski Ahit'te bahsedilen ve antik İsrail'de milattan önce 10. yüzyılda inşa edilen ilk tapınaktır. Yıkılan eski yerine inşa edilmesi hedeflenmektedir. 

Tapınak Enstitüsü'nün faaliyetleri, özellikle Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alan üzerinde gerçekleşir. Enstitünün amacı Müslümanlar için kutsal olan alanlarda Yahudi ibadetini yeniden başlatmaktır.    

Radikal Yahudilerin distopyası   

İsrail roman yazarlarının en ünlülerinden bir İshai Sarid 2015 yılında “Üçüncü Tapınak” adlı kitabını yayımladı. “Kutsal dağın” zirvesindeki camileri yıkıp yerine üçüncü tapınağın inşa edilmesini konu alan kitap, 

Bernstein Ödülü bile aldı. İşte Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine Yahudi tapınağını inşa etmeyi hedefleyen bu distopya, bugün İsrail’deki fanatik sağcıların ve onların hükümetteki temsilcilerinin en çok konuştuğu meselelerden biri. 

Gerçekleşmesi ne derece mümkün bunu tahmin etmek güç, ancak Müslümanların “kırmızı çizgi” olarak gördüğü Mescid-i Aksa için böyle bir tehlikeli durumda harekete geçip geçmeyecekleri de büyük bir soru işareti olarak akıllarda yer almaya devam ediyor.  

Yorum Yap