İstanbul’un Fethi ile İlgili Hadisi
İSTANBUL’UN FETHİ İLE İLGİLİ HADİSLER
Bişr bin Sühaym (r.a.) şöyle anlatır:
Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.v.) şöyle buyurduklarını işittim:
“İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir!”
Bu hadisi rivayet eden sahâbînin oğlu Abdullah bin Bişr der ki: Bir gün Emevî valisi Mesleme bin Abdülmelik (v. 121/739 [?]) beni çağırdı ve bu hadisi sordu. Ben de ona bu hadisi naklettim. Bunun üzerine Mesleme hemen Kostantıniyye üzerine gazâya çıktı. (Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 335; Buhârî, et-Târîhu’l-kebîr, II, 81/1760; Hâkim, el-Müstedrek, IV, 468/8300; Heysemî, Mecmau’z-zevâid, VI, 218)
Peygamber Efendimiz’in Fethedileceğini Müjdelediği İki Şehir
Ebû Kabîl (r.a) şöyle anlatıyor:
Abdullâh bin Amr bin Âs’ın (s.a.v.) yanında idik. Kendisine Kostantiniyye ve Rûmiyye’den (Roma’dan) hangisinin önce fethedileceği soruldu. Abdullah (r.a.) halkaları olan eski bir sandık getirtti. İçinden bir yazı çıkardı ve şöyle dedi:
Resûlullâh’ın (s.a.v.) çevresinde toplanmış mübârek hadislerini yazdığımız bir esnâda ona:
“–Hangi şehir önce fethedilecek, Kostantiniyye mi yoksa Rûmiyye mi?” diye soruldu. Allâh Resûlü (s.a.v.):
“–Hiraklin şehri (yani Kostantiniyye) önce fethedilecek!” buyurdular. (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 176; Dârimî, Mukaddime, 43/492; İbn-i Ebî, Şeybe, Musannef, IV, 219; Hâkim, el-Müstedrek, IV, 468/8301; IV, 553/8550; IV, 598/8662; Heysemî, Mecmau’z-zevâid, VI, 219)
“…Cenâb-ı Hak onlara, tesbih ve tekbirlerle Kostantîniyye ve Rûmiyye’nin fethini müyesser kılacak…” (Hâkim, el-Müstedrek, IV, 530/8488; Heysemî, Mecmau’z-zevâid, VI, 219)
عن الحكم بن نافع قال: يقاتل السفياني الترك, ثم يكون على يدي المهدي, وهو أول لواء يعقدهالمهدي, يبعثه إلى الترك
İftara eden sensin. Türklerin kafirliği sözün bir ifiradır. Alimler hadiste fethin tekbirlerle yapılacağının açıkça belirtilmesinden kafirlere karşı yapılmayacağını açıklamışlardır.
Konstantiniyye'yi şu anda elinde tutan Türk milletiyle ilgili Ahmed İbn-i Hanbel'in meşhur İstanbul'un fethi hadisinde hem Türk milletine, hem de onun başındaki Fatih Sultan Mehmet'e çok açık övgü vardır:
لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ . فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ
"Kostantiniyye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan; onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”
Ayrıca Hud 57'de "Allah siz yüz çevirirseniz.. sizin yerinize başka bir kavmi Halife kılar.." ayetindeki kavmin Türk milleti olduğunu birçok alim söylemiştir. Zira Arap'lardan sonra hilafeti yüzyıllar boyu Türk'lerin aldığı tarihsel bir gerçektir. Zaten en sonda Türkler'de kalmıştır. Mehdi'ye (ra) hilafet emanetlerini Türk milletinin teslim edeceğini hadislerde açıkça belirtiliyor bi iznillah.
Yine Maide 54'te "..İçinizden kim dönerse bilsin ki..Allah yakında öyle bir kavim getirir ki onlar Allah'ı severler, Allah'ta onları sever... Onlar mü'minlere karşı yumuşak, kafirlere karşı şiddetlidirler. Allah yolunda mücadele eder, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar.." ayetinin de Türkleri anlattığını samimi alimler belirtmiştir.
Fakat şu var. Sen düşmanca bi tutumla Türkler kafirdir diye peşin hükümle başlamışsın lafına ama ben sana doğrusunu söyleyeyim onun:
Kafir Moğol'lar da ırk olarak Türk'tür. Hatta Bulgar'lar da Karadeniz'in kuzeyinden göç edip Hristiyanlaşmış Türk'lerdendir kavimler göçünü ilk yapan gruptandır. Macaristan'ın da adı boşuna "Hun-garia" değil. Onlarında Hunlardan geliyor asılları, yine Karadeniz'in kuzeyinden göçen kavimlerden ve Türk'türler.
Bunlar Türk diye tabiki ırkçılık yapıp bağrımıza basacak değiliz. Bunu zaten ne söyledim ne de ima ettim en ufak şekilde. Benim savunduğum Müslüman coğrafya'daki Türk'lerdir. Yani yaşadığımız bu coğrafya başta olmak üzere Arap yarım adasındaki Türk'lerdir. Bu Türkler tabiki Müslüman'dır ve Mehdi (ra)'a da ordu olacaklardır. Bunun aksini iddia edemezsin.
