Cumartesi, Haziran 20, 2026

Vahşi Bin Harb (Ebu Deseme) Kısaca Hayatı

 

Hz. Vahşi (r.a.) kimdir? Peygamber (s.a.s.) Efendimizin amcası, Hz. Hamza’yı (r.a.) şehit eden Vahşî İbni Harb’ın hayatı.

Habeşistanlı bir zenci olan Vahşî İbni Harb, Uhud Gazvesi’nde Hz. Hamza’yı -radıyallahu anh- şehit etmişti. İslâmiyet’in süratle yayılmaya başladığını görünce Mekke’den Tâif’e kaçtı. Mekke fethedilince Tâifliler Hz. Peygamber’e -sallallahu aleyhi ve sellem- bir heyet gönderdiler. Bu heyete Vahşî’yi -radıyallahu anh- de aldılar. Heyet Resûlullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem- huzuruna çıktığı zaman, onunla Vahşî -radıyallahu anh- arasında şu konuşma geçti:

- Sen Vahşî misin?

- Evet, Vahşî’yim.

- Hamza’yı sen mi öldürdün?

- Bu iş size haber verildiği gibi oldu.

- Bana yüzünü göstermeyebilir misin?

Bunun üzerine Vahşî -radıyallahu anh- hemen Hz. Peygamber’in -sallallahu aleyhi ve sellem- huzurundan çıktı; bir daha da ona görünmedi.

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in vefatından sonra peygamberlik iddiasında bulunan Müseylime ile yapılan savaşa katıldı ve Müseylimetülkezzâb’ı o öldürdü. “Câhiliye devrinde insanların en hayırlısını, Müslüman olduktan sonra da insanların en fenasını öldürdüm” diyen Vahşî -radıyallahu anh- Yermük Savaşı’na da katıldı. 

Sonra Humus’a yerleşti ve orada öldü. Hz. Peygamber’den -sallallahu aleyhi ve sellem- dört hadis rivayet etmiştir.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

İbn Abbas (r.a)’dan rivayet edilmiştir;

Allah’ın Rasûlü, Hz. Hamza’nın katili Vahşi b. Harb’e haber göndererek onu İslâm’a davet etti. Vahşi, Rasûlü Ekrem’e şu cevabı gönderdi:

“Ey Muhammed! Sen beni İslâm’a nasıl davet edersin? Halbuki senin iddiana göre adam öldüren veya Allah’a ortak koşan veya zina eden bir kimse günahlarla karşı karşıya gelir. Onun için kıyamet gününde azab kat kat verilir. O azabta rezil ve zelil olarak kalır. Ben ise bütün bunları yaptım. Acaba benim için bir ruhsat var mıdır?” dedi. Bunun üzerine Cenabı Hak, Furkan suresinin 70. ayetini nazil buyurdu.

Furkan suresi 70:

"Ancak tevbe edip inanan ve sâlih ameller işleyenler müstesnâ. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirecektir. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir."

Vahşi:

“Ey Muhammed! Ancak tevbe eden, iman eden, salih amel işleyenleri istisna eden şart şiddetli bir şarttır. Belki de ben buna güç yetiremeyeceğim” diye haber saldığında, Cenabı Hak, Nisa suresinin 48. ayetini indirdi.

Nisa Suresi 48:

"Allah, kendisine şirk koşulmasını kesinlikle bağışlamaz. Bunun altındaki günahları ise dilediği kimse için affeder. Kim Allah’a şirk koşarsa, hiç şüphesiz korkunç bir iftirada bulunmuş, pek büyük bir günah işlemiş olur. "

Yine Vahşi:

“Ey Muhammed! Görüyorum ki bu da Allah’ın isteğinden sonra olur. Bilmiyorum acaba Allah beni affeder mi, etmez mi? Bundan başkası var mıdır?” dedi. Bunun üzerine Cenabı Hak Zümer suresinin 53. ayetini indirdi.

Zümer Suresi 53:

De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”

Zümer Suresi Tefsirini Okumak İçin Tıklayın...

O zaman Vahşi:

“Evet” dedi ve müslüman oldu.

Orada bulunanlar sordular, “Ey Allah’ın Rasûlü! Vahşi’ye isabet eden bize de etmiştir (biz de onun gibi katl, zina işlemişizdir)” dediler.

Rasûl-ü Ekrem s.a.v’de:

“Bu ayetin muhatabı sadece Vahşi değil, bütün müslümanlardır” buyurdu.

(Hadis-i Şerif/Tabarani, İbn Abbas)

Yorum Yap


EmoticonEmoticon